nerdesin hanix salı geliyordun.birde durum: küfürlü yazıları sil bakayım yakışıyormu aslan gibi oğluma benim nasıl bozkurtsun sen.bu arada ( seni özledik oğlum) izmire ne zaman dönüyorsun kendine iyi bak .çok çok öpüyorum
İYİ AKŞAMLAR DİLİYORUM..MÜZİĞİ İLE BERABER OKURSAN SEVİNİRİM…MUTLAKA BU YAZIDA KENDİNİZDEN BİR ŞEY BULACAKSINIZ… SEVGİYLE KAL..DOSTÇA KAL..VE HEP GÜLÜMSE…
ÖĞRENMEK
Hayatim da ilk önce SEVMEYİ öğrendim,çünkü sevdikçe kendimi hissettiğimi öğrendim. AFFETMENİN ne olduğunu anladım ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandırdığını gördüm..
Bir gün geçmişime baktım da PİŞMANLIĞIMDAN üzülmediğimi gördüm,bunları ben yaşadım çünkü....
Birisini HATIRLAMANIN aslında ufak bir telefon görüşmesi kadar basit olduğunu biliyorum artık!
Aslında BANA DEĞER VEREN İNSANLARIN çok yakınımda fakat gözlerimin hep uzaklarda olduğunu anladım..
Birisini kırdıktan sonra ÖZÜR DİLEMENİN aslında beni ben yaptığını anladım.
SEN BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN kelimesinin verilecek en büyük hediye olduğunu buldum.
Bir yerden sonra KELİMELERİN mana ifade etmediğini biliyorum.
Sahilde yürür ve düşünürken birinin de beni DÜŞÜNDÜĞÜ duygusu beni sevindiriyor.
MUTLU OLMANIN aslında bir kedinin güzel bir anini yakalamak kadar basit olduğunu anladım.
KAÇIRDIĞIM FIRSATLARIN aslında bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm.
Yıldızların benim için parladığını görmeyen gözlerim, gün geldi HAYATIMDAN YILDIZLARIN gömüldüğü maziyi unutması gerektiğini anladım!
GÖZLERİN kelimelerden daha önemli olduğunu ve yalan söylemediklerini biliyorum.
Hayatımda YANIMDA GÖRMEK istediklerimi yanımda göreceğim çünkü onların bana değer verdiklerini biliyorum.
TELEFONUN 160 karakterine üzüntünün, mutluluğun, yıkıntının sığdığını gördüm.
Acılarında bastırıldığını, karanlıktan kurtulup alaca karanlık üzerinden doğan güneşin üstüme yeniden sıcaklığını gönderdiğini öğrendim..
Yaşamın içinde sadece siyah renk olmadığını, o hayatın içinde binlerce daha renk bulunduğunu öğrendim…
Sabrın sonunun selamet olduğunu…ümitsiz anımda mucizelerin olduğunu öğrendim….
Gülümsemenin somurtkanlığa, hoşgörünün tahammülsüzlüğe, sevginin şiddete, mutluluğun üzüntüye, bonkörlüğün cimriliğe, ışığın karanlığa, okumanın cehalete, GALİP GELDİĞİNİ ÖĞRENDİM..
Arkadaşı ve dostu çok olan insanın, sadece parasıyla değil dünyanın en büyük servetine sahip olduğunu öğrendim…
Bana bunları öğreten tüm acılarıma, tecrübelerime, arkadaşlarıma, dostlarıma binlerce kere teşekkür ediyorum.. kısacası :
YASAMIN YASAMAYA DEĞER OLDUĞUNU VE İSTERSEM MUTLU OLACAĞIMI ÖĞRENDİM...
Sevgilerimle….
Biz yanık bir şehrin çocuklarıydık Yanıktı tenimiz yüreklerimiz gibi Susuz rakılar gibi keskin Erken ölümler kadar acılı Ve yarınsız sabahlar kadar sancılıydık Ama hayata delicesine bağlıydık…
Şarkılarımız başka şiirlerimiz başkaydı Ve bütün nefesimiz dostluğa sevdaya aşkaydı Kimi gün dağ başları kadar yalnız Kimi gün ormanlar kadar kalabalık Dosttuk arkadaştık-candık
Kalleşlik yoktu kitabımızda Sevmek için ölümüne vardık Delikanlılık kan kardeşimizdi Namus alın terimiz Ve yiğitti her birimiz Korkmazdık kavgadan-silahtan Yeter ki hançer vurulmasın sırtımızdan